Hakkında This Is Spinal Tap
Rob Reiner'ın yönettiği ve başrolünde oynadığı 1984 yapımı 'This Is Spinal Tap', rock belgeseli parodisi türünün kurucu ve kült eseri olarak kabul edilir. Film, kurgusal İngiliz heavy metal grubu Spinal Tap'ın Amerika turnesini, 'belgeselci' Marty DiBergi'nin (Reiner) kamerasından anlatır. Grubun yaşadığı sahne arkası kaoslar, teknik aksaklıklar (özellikle '11' seviyesine çıkan amfi sahnesi), grup içi çatışmalar ve müzik endüstrisinin absürtlükleri, olağanüstü bir doğallık ve ince mizahla perdeye yansıtılır.
Michael McKean, Christopher Guest ve Harry Shearer'in canlandırdığı grup üyeleri, yalnızca unutulmaz karakterler yaratmakla kalmaz, aynı zamanda film için gerçekten şarkılar yazıp çalarlar. Performansları, 80'ler rock dünyasının klişelerini ve egolarını öyle bir içselleştirmiştir ki, seyirci çoğu zaman gerçek bir belgesel izlediği hissine kapılır. Bu 'sahte belgesel' (mockumentary) tarzı, filmin kalıcı etkisinin ve pek çok benzer yapıma ilham olmasının temel nedenidir.
'This Is Spinal Tap' izlenmesi gereken bir filmdir çünkü yalnızca komik olmakla kalmaz, aynı zamanda müzik endüstrisine ve sanatçı olmanın getirdiği gülünç ve hüzünlü yanlara keskin bir bakış atar. Diyalogları ("It's such a fine line between stupid and clever") kült statüsüne ulaşmış, müzikal sahneleri ise unutulmazdır. Müzik severlerin ve kara mizah takipçilerinin kaçırmaması gereken, zamanın testinden başarıyla geçmiş bir başyapıttır.
Michael McKean, Christopher Guest ve Harry Shearer'in canlandırdığı grup üyeleri, yalnızca unutulmaz karakterler yaratmakla kalmaz, aynı zamanda film için gerçekten şarkılar yazıp çalarlar. Performansları, 80'ler rock dünyasının klişelerini ve egolarını öyle bir içselleştirmiştir ki, seyirci çoğu zaman gerçek bir belgesel izlediği hissine kapılır. Bu 'sahte belgesel' (mockumentary) tarzı, filmin kalıcı etkisinin ve pek çok benzer yapıma ilham olmasının temel nedenidir.
'This Is Spinal Tap' izlenmesi gereken bir filmdir çünkü yalnızca komik olmakla kalmaz, aynı zamanda müzik endüstrisine ve sanatçı olmanın getirdiği gülünç ve hüzünlü yanlara keskin bir bakış atar. Diyalogları ("It's such a fine line between stupid and clever") kült statüsüne ulaşmış, müzikal sahneleri ise unutulmazdır. Müzik severlerin ve kara mizah takipçilerinin kaçırmaması gereken, zamanın testinden başarıyla geçmiş bir başyapıttır.

















